Mustafa DAĞAŞAN
md@mustafadagasan.com
ABARTIYORUZ...
13/05/2012
Soru: Neyi abartıyoruz?
Cevap: Neyi abartmıyoruz ki?

O kadar çok şeyi abartıyoruz ki; bazen sevgimizi sevincimizi, bazen saygımızı, bazen küslüğü, bazen öfkemizi, bazen hırslarımızı, bazen kelimeleri, bazen cümleleri, bazen tepkileri, bazen temennileri,   bazen tasarrufu, bazen alışverişi, bazen televizyon izlemeyi, bazen telefonla konuşmayı, bazen interneti, bazen gezmeyi, bazen oyun oynamayı, bazen sporu yapmayı, bazen futbolu, bazen müzik dinlemeyi, bazen vakit öldürmeyi, bazen titizliği, bazen romantizmi, bazen siyaseti, bazen ibadeti, bazen edepsizliği, bazen eğlenceyi, bazen hüznü, bazen otoriteyi, bazen insanları, bazen yaşamın zorluklarını, bazen giyim kuşamı, bazen yemek yemeyi ve bazen çişe gitmeyi bile abartıyoruz… Bazenlerin sayısını arttırmak mümkün, ama daha fazla abartmak istemiyorum… 

Soru: Ne var canım bunda?
Cevap: Ne yok ki canım bunda?

Peygamber Efendimiz; “İşlerin en iyisi vasat olanıdır.” diyor. Vasat, orta yolu bulmak demektir. Tam orta yol ise iyilik demektir. Vasattan ileri veya az olmak veya ortanın sağında, solunda olmak, iyilikten ayrılmak olur. Kendinize ve yaşadığınız çevreye başka bir penceren bakın. Bir nevi kendinizi yaşadığınız çevreden soyutlayın. Sonra düşünün… Neyi, neden abartıyoruz?

Biz sevmeyi, sevilmeyi, sevinmeyi, eğlenmeyi, gülmeyi, öfkelenmeyi, üzülmeyi, paylaşmayı ve daha birçok şeyi bilmiyoruz ve abartıyoruz.  Bir aşığın sevdiğine söylediği bir cümle: “Seni köpek gibi seviyorum ulan…” Güzel kardeşim, neden köpek gibi? İnsan gibi sevsene…  İnsani duygularımız bile abartılı… Öylesine alışmışız ki abartmaya, hayatın her anını abartıyla yaşıyoruz. Basit şeyler bile bizim için bazen büyük bir sevinç kaynağı bazen de büyük bir sorun olabiliyor? Şekille ilgilenirken; içeriği ve özdeki manayı değersizleştiriyoruz, sıradanlaştırıyoruz. İnsanlar, hayatın özündeki manayı ve yaşamın değerini; abartıyla kendi hırslarına, kendilerini fark ettirme ve ifade etme isteklerine kurban ediyorlar. Böyle olunca insanlar kendilerini;  yalnız, mutsuz, yetersiz, şanssız, bahtsız olarak algılıyor ve tanımlıyorlar. Yani yaşadığımız hayat abartıyla sıradanlaşıp değersizleştikçe ruh sağlığımız bozuluyor. Kısır döngü devam ediyor.  Daha sonrasında ruh sağlığı bozulan abartının katmerlisine başvuruyor.

Soru: Ne yapmalı?
Cevap: Siz kendinizi değiştirin, çevrenizdekilerin değiştiğini göreceksiniz…

Hayat, sadece eğlence midir? Yaşamak, günün ve anın tadını çıkarmak mıdır? Yaşamak; hiç zorluklarla karşılaşmamak, hiç sıkıntı çekmemek midir? Tabi ki hayır… Hayat, inişli ve çıkışlı bir yoldur ve mücadeleyi gerektirir… Bu mücadelede önemli olan orta yoldan sapmamaktır. Bardağın boş tarafıyla ilgilenirken dolu tarafını gözden kaçırmayınız. Ancak o zaman hayatın özündeki manayı, yaşamın değerini anlayacağız ve yaşadıklarımızı bu kadar abartmayacağız…

İnsanlar arasındaki karşılıklı güveni tesis eden, samimiyet ve içtenliktir. Yeter ki siz, insanlara karşı ilk samimi adımı atmaktan korkmayın. Güvendiğiniz insana; abartısız bir şekilde kendinizi açabilir, dertlerinizi sıkıntılarınızı anlatabilir, sevincinizi hüznünüzü paylaşabilirsiniz… Karşınızdaki insan gerçekten samimi ise eğer sizi anladığını, hatta sizin derdinize, sıkıntınıza, sevincinize, hüznünüze, ortak olduğunu göreceksiniz. Ayrıca siz kendinizi değiştirin, çevrenizdekilerin değiştiğini göreceksiniz… İşte o zaman hayatınızda abartıya yer olmayacak… “Peki, insanların samimi ve içten olduğunu nasıl anlayacağız?” dediğinizi duyar gibiyim.

İşte size ipucu:

Yalakalık, menfaat karşılığı iken; samimiyet, fedakârlık içerir. 
İçtenlik, yürekten gelirken; dalkavukluk, yağcılık gereğidir.

 



1925 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

MİLLET NE İSTİYOR? - 15/01/2014
Millet; aynı topraklar üzerinde yaşayan, aralarında dil, tarih, duygu, ülkü, gelenek ve görenek birliği olan insan topluluğudur...
SÖYLE KARDEŞİM, SÖYLE! - 29/12/2013
Bu milletin her şeyi bilmeye hakkı var! Ama her şeyi… Açıklayın artık, “Bilmediğiniz şeyler var” dediğiniz şeyleri…
DALKAVUK... - 11/06/2012
Dalkavuklukta sınır tanımayanlar var.
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam9
Toplam Ziyaret197843